Sümer, CHP Seyhan İlçe  Seçim Komitesinde
Manşet Haber 24.04.2015 13:12:57 0

Sümer, CHP Seyhan İlçe Seçim Komitesinde

Sümer, CHP Seyhan İlçe Seçim Komitesinde

chp_seyhan_ilce_secim_komitesiMilletvekili Adaylığından çekilen CHP eski İl Başkanı Orhan Sümer, CHP Seyhan İlçe Seçim Komitesinde görev aldı.

CHP Seyhan İlçe Başkanı Reşit Karakuş Başkanlığında toplanan  Orhan Sümer, Zülfikar Deniz, Mehmet Sabahşen, Zeki Ayan, Ata Dağlı, Kadın Kolu Başkanı Nevin Biçer, Gençlik Kolu Başkanı Perihan Taşçılar, İlhan Şahan ve Atilla Güneş’den oluşan seçim konitesi 7 Haziran 2015’te gerçekleştirilecek 25. Dönem milletvekili seçimlerine ilişkin çalışmaları gözden geçirdi.

Seyhan İlçe Başkanı Reşit Karakuş imzasıyla yapılan yazılı açıklamada, AKP’nin 12 yıllık iktidarını eleştirilirken, “Ülkemizi 12 yıldır yöneten AKP hükümeti ile sorunlar katlanmış ve gittikçe çözülemez bir hal almıştır” denildi.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin ülke sorunlarına kayıtsız kalamayacağının da vurgulandığı açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Cumhuriyet tarihinin en önemli seçimlerinden biri 7 Haziran 2015’te ülkemizde genel seçim yapılacaktır. Ülkemizin içinde bulunduğu zor ve çıkmaz sorunları göz önüne aldığımızda bu seçimin geleceğimiz açısından ne kadar önemli olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Cumhuriyeti kuran ve birçok devrimleri yapan Cumhuriyet Halk Partisi’nin ülke sorunlarına karşı duyarsız kalması mümkün olamaz. Ülkemizi 12 yıldır yöneten AKP hükümeti ile sorunlar katlanmış ve gittikçe çözülemez bir hal almıştır. İleri demokrasi söylemi ile yola çıkan iktidar, demokrasiyi bütün kurum ve kuralları ile yok etme süreci içine girmiştir. Vatandaşı etnik, cinsel ve mezhepsel ayrım ile kutuplaştırarak barış ve huzur ortamını yok etmiştir. Dış politikada saygınlığı azalan ve yalnız kalan bir ülke konumuna düşmüştür. Atatürk’ün ‘Yurtta Sulh Cihanda Sulh’ sözü bir tarafa bırakılarak, bölgede savaşı körükleyen bir ülke halini almıştır.”

“Cumhuriyetin kazanımları hedef alınarak günden güne yok edilmektedir” iddiasına yer verilen açıklamada, bu iddiayı desteklemek için;

“Basın özgürlüğü kişisel hak ve özgürlükler artık kullanılamaz durumdadır. Hukukun üstünlüğü hiçe sayılarak yargı bağımsızlığı yargı güvencesi gibi daha birçok evrensel değerler ortadan kaldırılmaya çalışılıyor. Adil bir hukuk düzeni olmadan demokrasinin oluşması mümkün değildir.  Cumhuriyetin kazanımları hedef alınarak günden güne yok edilmektedir. Eğitim bilimsel, laik ve demokratik nitelikten çıkarılmış piyasa koşullarına terk edilmiştir. Getirilen 4+4+4 sistemi ile öğrenciler, veliler ve öğretmenler mağdur duruma düşmüştür. Kısacası eğitim yazboz tahtasına dönmüştür.

Temel insan hakkı olan sağlık hizmeti piyasa koşullarına terk edilerek niteliksiz bir hal almıştır. Performans ve olumsuz çalışma koşulları sağlık çalışanlarını perişan etmiştir. Paran kadar sağlık, paran kadar hizmet dönemi başlamıştır. Emekli, dul ve yetimler neredeyse ilaç alamaz duruma düşürülmüş, katkı payı altında adeta halk soyulmuş, diyabet ve kanser hastaları ölüme terk edilmiştir. Günden güne artan kadına şiddet olayları ise birçok kadının, annenin daha çocuk yaşta genç kızların ölümü ile sonuçlanmıştır. Bunun yanı sıra çocuk yaşta evlilik sayısında ve şiddetli geçimsizliğe dayalı boşanmalarda artış olmuştur. Son 10 yıl içerisinde kadın cinayetleri yüzde 1400 artmıştır.

Ülke tarımı bitirilmiş olup çiftçi toprağını ekemez duruma düşmüştür. Ülkemiz birçok ürünü daha pahalıya dışarıdan satın almak zorunda kalmıştır. Kısacası üretim teşvik edilmemiştir.  Ülke kaynaklarımız talan edilerek rant uğruna toprağımız, suyumuz, havamız kirletilmiştir. Çarpık kentleşme ile şehirlerimiz beton yığınına dönüşmüştür. Bölgemizde hava ve toprak kirliliği ise en üst seviyeye ulaşmıştır. Çalışma koşulları zorlaşmış, emek sömürüsü gittikçe yaygınlaşmıştır. Güvencesiz, sigortasız, taşeron çalışma sistemi ile iş kazalarında önemli bir artış olmuştur. Ucuz ve güvenli olmayan koşullarda meydana gelen kazalar sonucu bölgemizde, Soma’da ve daha birçok bölgede toplu ölümler meydana gelmiştir.

Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında hukuk, demokrasi, insan hak ve özgürlükleri korunacak, basın özgürleşecek, ülkemiz daha saygın bir konuma getirilecektir. Mustafa Kemal Atatürk’ün bize emanet ettiği bu cumhuriyeti korumak ve yüceltmek hepimizin an asil görevidir” cümleleri kullandı.

CHP Seyhan İlçe Başkanı Reşit Karakuş’un verdiği bilgilere göre Seyhan’da 96 mahalle,146 okul ve 1473 sandıkta görev alacak partililere önümüzdeki hafta eğitim çalışmalarına başlanılacak”

YAZARLAR

İfral TURGUT

BAHARI BEKLERKEN Hüseyin Öğretmen Artvin’e atanmıştı. Kendisini sevdirdi yeni tanıdıklara. Derin dostluklar kurdu. Ev sahibi ile de dost olmuştu. Hüseyin’i evladı gibi seven ev sahibi artık evlilik zamanının geldiğini söyleyerek onu Melahat ile tanıştırdı. İki genç birbirlerini beğendi ve evlenmeye karar verdiler. Hüseyin bu durumu ailesine bildirdi ama ailesi bu durumdan hiç memnun olmadı. Şiddetle karşı çıktılar. Çünkü kendilerinin de bir gelin adayı vardı. Tüm engelleme çabalarına rağmen Hüseyin Melahat ile evlendi. Uzun yıllar evli kaldılar ve iki çocukları oldu. Yaşananlar çeşitli problemler doğuruyor, problemler, beraberinde sağlık sorunlarını getiriyordu. Yıl, 1984. Bir gün kapı çalındı. Gelen kendisinden 12 yaş küçük, ama gençlik yıllarında birlikte futbol oynadıkları Sami Demirtuna idi. Sami yıllardır Almanya’da çalışıyordu. Orada meslek okuluna gitmiş, terapist olmuştu. Sami, “Nasılsın ağabey,” diye sorunca. Hüseyin, ona uzun uzun baktı… Bakışlarında hayata karşı duyduğu küskünlüğü, kırgınlığı ve tükenmişliği vardı. Cılız bir sesle, “Yorgunum dostum, yorgunum. Vefasız yıllara, vefasız yakınlarıma dargınım ,” dedi. Sami, Hüseyin’in elini tuttu, “Merak etme iyileşeceksin, yine tüm dostlar bir araya geleceğiz,” dedi. Sonra kalktı, kapıda veda ederken, Melahat Hanım, hastalığın adını söyledi: Kanser. Soğuk bir geceydi. Sami o gün yaşadıklarından çok etkilenmişti. Bir kağıt kalem aldı eline ve içini döktü kağıda. Şiir bittikten birkaç gün sonra, tekrar gitti arkadaşının yanına ve şiiri okudu. Hüseyin mutlu olmuştu. Sevindi, teşekkür etti. Daha sonra Sami şiiri, Selçuk Tekay’a verdi. Şiir aylar sonra şarkıya dönüştü. Sami bu sefer şarkıyı telefonda Hüseyin’e dinletmek istedi. Heyecanla çevirdi numaraları. Telefondaki ses buz gibiydi: “Hüseyin Beyi kaybettik.” Baharı beklerken ömrüm kış oldu Gözümde her zaman biraz yaş oldu En güzel duygular bana düş oldu Yorgunum dostlarım yorgunum artık Vefasız yıllara dargınım artık Tutmadı ellerim sıcak elleri Duymadım aşk denen tatlı sözleri Taşıdım gönlümde acı izleri Yorgunum dostlarım yorgunum artık Vefasız yıllara dargınım artık İçimde ateşler söndü kül oldu Aşk bahçem kurudu sanki çöl oldu Yar bildim o bile bana el oldu Yorgunum dostlarım, yorgunum artık Vefasız yıllara dargınım artık. HÜSEYİN’E KENDİNİ ANLATAN ŞARKIYI DİNLEMEK KISMET OLMADI. • AMA SİZ O ŞARKIYI SÖYLERKEN VEYA DİNLERKEN HÜSEYİNİ ANARSINIZ HERHALDE.

30.8° / 18.5°