Sürgün eylemi! - Adana UlusAdana Ulus

7 Mart 2021 - 11:36

Sürgün eylemi!

Son Güncelleme :

09 Ekim 2012 - 19:08

Adana(Ulus)–Çukurova Dr. Aşkım Tüfekçi Devlet Hastanesi İş Yeri Temsilcisi Ömer Binici’nin, bir sosyal paylaşım sitesinde açıkladığı görüşleri nedeniyle, ilk önce Kademe İlerlemesinin Durdurulması cezası verildiğini ardından da Sağlık Bakanlığı tarafından Ardahan’a sürüldüğünü öne süren Türk Sağlık-Sen Adana Şube Başkanı Arif Dağlı, “Bu arkadaşlarımızın sözüm ona tek suçu Türk Sağlık-Sen iş yeri temsilcisi olmasıdır” dedi.
Çukurova Dr. Aşkım Tüfekçi Hastanesi’nde basın açıklaması yapan Türk Sağlık-Sen Adana Şube Başkanı Arif Dağlı, Türk Sağlık-Sen üyeleri ve iş yeri temsilcileri üzerindeki baskı, yıldırma ve cezalandırmaların gün geçtikçe artarak devam ettiğini söyledi. Çukurova Dr. Aşkım Tüfekçi Devlet Hastanesi İş Yeri Temsilcisi Ömer Binici hakkında, bir sosyal paylaşım sitesinde açıkladığı görüşleri nedeniyle disiplin soruşturması başlatıldığını, soruşturma sonuçlanmadan da Adana’ya en uzak ilçe olan Tufanbeyli’ye geçici göreve gönderildiğini açıklayan Dağlı, “Soruşturma raporu doğrultusunda iş yeri temsilcimize ceza verilmesine gerek olup olmadığına bakılmaksızın Kademe İlerlemesinin Durdurulması Cezası verilmiş, Sağlık Bakanlığınca da Adana iline en uzak il belirlenerek iş yeri temsilcimizin Ardahan iline tayini yapılmıştır” diye konuştu.
‘DİKTATÖRLÜKLERDE BİLE YOK’
Türk Sağlık-Sen işyeri temsilcisi Ömer Binici’nin, “bir suçtan iki ayrı ceza verilemez” ilkesi hiçe sayılarak kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmışken buna ilaveten Ardahan iline sürgün edildiğini ifade eden Dağlı, sürgün cezasının 1965 yılında kaldırıldığını hatırlattı. Dağlı, hukuk tanımaz anlayışın temsilcilerinin kendilerini hem yargıç, hem yasa koyucu hem de yürütme organı gibi gördüklerini belirterek, “Diktatörlüklerde dahi rastlanmayacak uygulamalar iş yeri temsilcilerimiz hakkında uygulanır olmuştur. Daha geçenlerde bir başka iş yeri temsilcimiz de hakkında düzenlenen sözde bir soruşturma raporu ile başka bir ile sürülmüştür” dedi.
‘HEPİMİZİ CEZALANDIRMAZSANIZ NAMERTSİNİZ’
“İş yeri temsilcilerimiz sendikamız üyesi olmasa idi yine aynı uygulamalara tabi tutulacaklar mıydı? Hayır. Bu arkadaşlarımızın sözüm ona tek suçu Türk Sağlık-Sen iş yeri temsilcisi olmalarıdır” diye konuşan Dağlı, “Ey gözü dönmüş muhterisler… Bu mu sizin adalet anlayışınız? Bu mu sizin demokrasi algınız. Türk Sağlık-Sen mensubu olmak cezalandırmak için yeterli ise 95 bin üyemizi cezalandırmak için elinizden geleni yapmazsanız namertsiniz” ifadelerini dile getirdi. Ömer Binici hakkında uygulanan gayri hukuki, gayri ahlaki olduğu kadar diktatörlük rejimlerini anımsatan uygulamalara tepkisiz kalmayacaklarını söyleyen Dağlı, konuyu en kısa sürede yargıya taşıyacaklarını ve gerekirse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne kadar gideceklerini açıkladı. Dağlı, şunları söyledi: “Adı sendika olan ancak hükümete yakın olduğunu ifade etmekten hiç utanmayan sözde bir sendika da bütün bu olup bitenlerin kendi tertipleri olduğunu söylemekte bir sakınca görmemektedir. Buradan sendikamız üyelerine vermek istedikleri mesaj da açıktır. Kendi sendikalarına üye olmayanların akıbetinin iş yeri temsilcimiz gibi olacağı ima edilmek istense de kamu çalışanları bu oyuna gelmeyecektir. Kamu çalışanlarını sürü gibi gören bu anlayışa en iyi cevabı verecek olan da yine kamu çalışanları olacaktır”
‘BASKI VE TEHDİTLERE BOYUN EĞMEYECEĞİZ’
Dağlı, Türk Sağlık-Sen üyelerine ve iş yeri temsilcilerini yıldırmak için uygulanan baskı ve tehditlere boyun eğmeyeceklerini vurgulayarak, “Bizi bitirmek isteyenler er veya geç kendi çirkeflikleri içinde boğulup kalacak, tarihin tozlu raflarında birer utanç abidesi gibi kalacaklardır. Ey mazlumun ahını alanlar, Ey kendilerini dev aynasında görenler, gün gelecek bir gün devran dönecek, bir gün siz de mağduru oynayacaksınız, şimdi insan olmaya çalışın ki yarın insan içine çıkacak yüzünüz olsun” dedi.