Üsküp İzlenimleri - Adana UlusAdana Ulus

1 Mart 2021 - 13:26

Üsküp İzlenimleri

Üsküp İzlenimleri
Son Güncelleme :

22 Şubat 2014 - 23:41

2 Milyonluk küçük ülke Makedonya’nın Başkenti Üsküp’e geçen hafta yaptığım ziyarette gözlemleme şansını bulduğum konuları sizlerle paylaşmak istiyorum. Üsküp adeta Varna nehrinin tarihsel, etnik ve dinsel açıdan ikiye ayırdığı bir şehir. Türkler ve Arnavutların olduğu bölgede kendinizi herhangi bir Türk şehrinde gibi hissedebilirsiniz. Çarşısı, pazarı, camisi, hanları ve insanları, yemekleri ile her şey çok tanıdık. Hemen herkes Türkçeyi gayet akıcı konuşuyor. Dinsel açıdan nüfusun %34’ü Müslüman %64’ü Hristiyan. Ülke nüfusunun %5’ini Türkler , %25’ini Arnavutlar oluşturuyor. Makedonların oranı ise % 65. Bu gruplar dışında az sayıda da olsa Sırp, Boşnak ve Çingeneler bulunuyor.

Yaklaşık 7 Milyon Euro GSYİH sahip olan Makedonya ekonomisi, girişimci, kalifiye insan gücü, sermeye açısından oldukça zayıf durumda. Ticaret ve hizmet sektörlerinde canlılık gözleniyor. Şarap üretimi ve küçükbaş hayvan besiciliği ön plana çıkan alanlar. İşsizlik sorununu sokakta bile net hissediyorsunuz. Resmi rakamlarda %31 ancak daha yüksek olduğu yönündeki kanı çok yaygın. IMF ile 2011’den bu yana devam eden anlaşması mevcut ve şehirde yatırım olarak nitelenebilecek hemen her konuda AB imzası var. Avusturya, Hollanda, Türkiye ve İtalya ülkeye yatarım yapan başlıca ülkeler. Makedonya ile aramızda Serbest Ticaret anlaşması bulunuyor. Üsküp’te dolaşırken Türk yatırımlarını görüyorsunuz. Türk girişimciler tarafından yapılan özel bir hastane ve göz merkezi bulunuyor. Ancak sorduğumuzda gelir düzeyi düşük olan halk için sunulan hizmet “Çok Pahalı” olarak niteleniyor. Üsküp ve Ohri havalimanı TAV tarafından işletiliyor. Şişecam’ın yatırımları yanında Halkbank reklamları ve şubelerini şehrin her yerinde görüyorsunuz. İK Bank’ın ortakları arasında Ziraat Bankası bulunuyor. “Swedmilk” fabrikasını satın alan SÜTAŞ hayvancılık alanında yatırım yaparken, Cevahir Holding 42 Katlık 4 binadan oluşan bir inşaatı gerçekleştiriyor.

Sokakta konuştuğumuz Makedon, Arnavut, Türk hemen herkesin tek konuştuğu konu yolsuzluk. Makedon İstatistik Kurumu bile yıllık 1 milyar Avroluk rüşvet ödemesi yapıldığını söylüyor. Bu Makedonya Bütçesinin neredeyse yarı ediyor. Rüşvet kamuyla yapılan işlerde çok yaygın. Ülkemizde halka arsında çorba parası olarak nitelenen en düşük düzeydeki rüşvete Makedonya’da “Köfte parası” adı veriliyor. Şeffaflık Örgütü Makedonya Ofisi devlet kurumlarının yaygın rüşvetle mücadele etmediğini söylüyor. Yargıya yansıyan dava sayısı çok az. Birleşmiş Milletler kamu hizmetlerine erişim için yılda kişi başına 470 avro rüşvet verildiğini söylerken halkın büyük bir kısmı 200-250 dolar gibi bir parayla geçinmeye çalışıyor. Ekonomik göstergeler Makedonya’nın Avrupa’nın en kötü ekonomisine sahip olduğunu ortaya koyuyor. Başkent Üsküp’ü gezerken hiç beklemediğiniz bir manzara ile karşılaşıyorum. Tüm devlet daireleri yeniden yapılıyor, restore ediliyor. Şehrin neredeyse hemen her köşesi heykeller ve anıtlarla donatılmış. Üstelik bunlar arasında bir uyum estetik kaygısı gözetilmemiş. Muhteşem bir lüks göze çarpıyor. Nu yapılar halkın dilinde ancak güzellikleri değil yapımındaki yolsuzluklar hemen herkes tarafından konuşuluyor. Uluslararası belgelerde bu söylentileri doğruluyor. 2000 Yılında başlayan “Üsküp 2014” projesi çerçevesinde yeni binalar inşa edilmiş, eskiler yenilenmiş, antik heykeller ve ulusal kahramanlar ve dinsel figürlerden oluşan heykel ve anıtlar her yeri doldurmuş. Projenin maliyeti tam bilinmiyor ve bugüne kadar sadece geçen yıl 208 milyon Avro harcandığı ifade edilmiş. Ancak bu rakama kimse inanmıyor. 400 ile 500 milyon Avro gibi rakamlardan bahsediliyor. Örneğin başlangıçta 6 Milyona yapılaşacağı söylenen Tiyatro binasına 34 milyon Avro harcanmış ve bunun 27 milyonu iç dekorasyon ve ışık için kullanılmış. Halen açılamayan Anayasa mahkemesi, devlet arşivi ve arkeoloji müzesinin olduğu bina için yaklaşık 25 Milyon Euro harcanması planlanırken şu ana kadar 35 milyon Euro harcanmış.

Halk ve uzmanlar işin maliyetini eleştirirken, mimarlar ve tasarımcılar yapılan işlerin şeffaf olmamasından ve estetik kaygıdan uzak ve çağdaş olmamasından şikayet ediyorlar. Yoksul bir ülkenin bu denli savurgan harcamalar yapması gerçekten çok şaşırtıcı. Mevcut iktidar tüm yolsuzluklara rağmen projeyi dinsel ve kültürel temele oturtarak eleştirilere karşı kendi yandaşlarını yaratmayı başarmış. Üsküp 2014 projesi iki ana temele dayanıyor. Birincisi Makedon ulusal bilinci yaratmak, ikincisi ise Makedonya’nın tamamında Ortodoks Hristiyan kimliğini egemen kılmak. Çünkü Üsküp’te mimari açıdan hâkim olan iki temel akım var. Eski Türk çarşısının olduğu bölge ve 1970’lere kadar etkisini sürdüren sosyalist binalar. Proje bu iki etkiyi yok etmeyi ve tarih boyunca Bulgar olarak adlandırılan Makedonyalıların yeni bir ulus olduğu, Slav ırkının devamı olmadığını yeni nesillere aktarmak. Ülkenin etnik ve dinsel çeşitliliğini projede tamamıyla yok sayılıyor. Yüzlerce anıt ve heykel yapılan alanda Arnavut ve Türklere yer verilmemiş. Öyle ki Osmanlı kalesinin içine kilise yapma girişimi çıkan olaylar nedeniyle şimdilik kaydıyla durdurulmuş. Şehri gezerken tek bir din ve kimlik yaratma çabasına hemen her alanda tanıklık ediyorsunuz. Çok kültürlü ve dinli balkanlarda en yoğun milliyetçi akımlar bile tarih boyunca tepkiyle karşılanmıştır. Makedonya’nın gelecekte karşı karşıya olduğu iki çatışma alanı vardır. Birincisi; yoksulluğa ve işsizliğe rağmen devletin hesapsız, çılgın harcamaları, ikincisi ise şiddetli şekilde körüklenen etnik ve dinsel ayırımcılık. Tarih boyunca etnik akımların en güçlü yaşandığı balkanlarda huzur ve barış sanıldığından çok daha zor görünüyor. Ayırımcılık, yoksullukla birleşince çok tehlikeli sonuçlara ve yeni kargaşalara gebe görünüyor.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.