YANLIŞ KULLANILIYOR, TUZLANIYOR, KALİTESİ BOZULUYOR, VERİMSİZLEŞİYOR, YOK OLUYOR - Adana UlusAdana Ulus

2 Ekim 2020 - 02:03

YANLIŞ KULLANILIYOR, TUZLANIYOR, KALİTESİ BOZULUYOR, VERİMSİZLEŞİYOR, YOK OLUYOR

YANLIŞ KULLANILIYOR, TUZLANIYOR, KALİTESİ BOZULUYOR, VERİMSİZLEŞİYOR, YOK OLUYOR
Son Güncelleme :

05 Aralık 2019 - 22:04

Yanlış Kullanılıyor, Tuzlanıyor, Kalitesi Bozuluyor, Verimsizleşiyor, Yok Oluyor,… 5 Aralık Dünya Toprak Günü

5 Aralık Dünya Toprak Günü, insanlık ve dünyamızın sürdürülebilir sağlıklı geleceği için kutlu olsun.

Toprak İnsan İlişkisi
İnsanın doğa ile tanışmasından bu yana en çok zarar son yüzyılda verdi toprağa. Başlangıçta üretimi artıracağım diye toprağın kapasitesini artırmak için toprak işleme, gübre, ilaç ve su girdilerini hesapsız uygulaması sonucu kısa sürede toprağın veriminin-kalitesinin düştüğünü ve zamanla üretim veremez olduğunu gördü. Toprağın milyonlarca yılda bünyesinde biriktirdiği organik maddenin yarısını ağır toprak işleme ile okside ederek atmosfere karbondioksit CO2 olarak saldı ve bugün küresel ısınmanın nedeni olarak CO2 birincil sera gazı olarak gösterilmektedir. Toprakların yanlış kullanımı konusunda en büyük sorunlardan biri de aşırı sulamanın neden olduğu tuzlanma ve kuraklıktır. İçinde bulunduğumuz yarı-kurak Akdeniz iklim kuşağında salma sulama ve ihtiyacının üzerinde kimyasal gübre kullanımı başta Harran ovası ve Çukurova bölgesi topraklarında tuzlulaşma artmaktadır. Bugün Türkiye genelinde 1.6 milyon hektar alanın tuzlulukla karşı karşıya olduğunu biliniyor. GAP’ın sulamaya açılması ile birlikte yanlış sulama ve yanlış toprak-bitki yönetimi nedeniyle 20 bin hektara yakın tarım alan tuzlulaşma durumundadır. Toprakların tuzlulaşması sonucu çoğu bitkinin yetişmesi ve ürün kapasiteleri sınırlanmıştır.

Türkiye 30 Yılda Yaklaşık 5 Milyon Hektar Tarım Arazisini Kaybetti
Bütün Türkiye, topraklarını çok dikkatli kullanmak zorunda; çünkü toprak varlığımız gün geçtikçe azalıyor. Türkiye topraklarının Türkiye, tüm dünyada toprak rezervleri azalan 20 ülkeden biri. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı istatistiği verilerine göre 1988 yılında 41.940 bin hektar tarım alanı 2017 yılından 37.992 hektara düşmüştür. Yine 1988 yılında 24.786 bin hektar işlenen tarım alanı 2017 yılında 20.032 bin hektar düşmüştür. 28 yılda toplamda 4.754 milyon hektar tarım toprağı amaç dışı kullanılmıştır. TÜİK verilerine göre 1994 yılında yaklaşık 28 milyon hektar olan tarım arazisi, 2017 verilerine göre yaklaşık 4.550 milyon hektar azalmıştır. Başka bir deyişle, toplam tarım arazilerinin yüzde 16’i kadarı tarımsal üretim dışına çıkmıştır.
1970 yılında kişi başına 4400 m2 tarım arazisi düşerken, bu değerin 2008 yılında yarı yarıya azaldığı (2800 m2) ve 2018 yılında 2490 m2 toprak varlığı ve kişi başına 9700 m2 kara parçası düşmektedir. Günümüzde Türkiye topraklarının yüzde 35.8’i tarım için kullanılıyor. Ancak var olan toprakların sadece yüzde 6.5’i birinci sınıf kaliteli ve verimli tarım toprağı.
Tarım topraklarının azalmasının ve verimsizleşmesinin en önemli nedenleri ise erozyon ile göçle birlikte gelişen kentleşme ve sanayileşmedir. Köyden kente göç olgusuyla son 40 yılda geniş miktarda tarım toprağı yerleşim yeri, endüstri ve endüstriyel amaçlı kullanıma açılmıştır. Manisa, Afyon, Kütahya, Eskişehir, Bilecik, Çanakkale bölgesinde geniş miktarda tarım toprağı seramik ve tuğla yapımı için doğal ortamlarından alınması ve alınmaktadır.
Çevre ve şehircilik Bakanlığı verilerinden üretilen Grafik 1- 5403 Sayılı Toprak Koruma Ve Arazi Kullanımı Kanunu Kapsamında Tarım Arazilerinin Amaç Dışı Kullanımı (2001-2017)

Kaynak: https://cevreselgostergeler.csb.gov.tr/amac-disi-kullanilan…
Tarım ve Orman Bakanlığı, Tarım Reformu Genel Müdürlüğü 2017 yılı verilerine göre 1989-2017 dönemleri arasında Türkiye’de toplam 2.583.004 ha tarım arazisi tarım dışı kullanımına izin verilmiştir. 2005-2017 döneminde tarım dışı kullanımına izin verilen 700.975 hektar arazinin sınıf dağılımı ise %61,7’si kuru marjinal tarım arazisi, %23,8’i mutlak tarım arazisi sınıfındadır. Yasal olarak Anayasanın güvencesinde olan ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu; “sulu ve verimli tarım arazilerinin korunmasına, zorunluluk olmadıkça marjinal tarım arazileri dışındaki tarım arazilerinin yapılaşmaya açılmamasına” yönelik hükümler içermektedir.
Grafik 2- 2006-2017 Tarihleri Arasında Amaç Dışı Kullanım İzni Verilen Arazilerin Sınıflarına Göre Dağılımı

Kaynak: Tarım ve Orman Bakanlığı, Tarım Reformu Genel Müdürlüğü
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı kamu spotları ve İllerde Valilerin başkanlığındaki Toprak Koruma Kurullarında yapılan uyarılara rağmen yine bakanlık verilerine göre 2017 yılında toplam 7.401 adet tarım dışı amaçla kullanım izni başvurusu olmuş ve toplamda 38.678 ha alanın tarım dışı amaçla kullanım izni almıştır.

Kırsaldan Kente Göç Tarım Toprakların Üretimden Çıkardı
Türkiye topraklarının yüzde 78.8 erozyon tehitidi altında. Kente göç ile birlikte gelişen yapılaşma ve sanayileşme ise tarım topraklarının yüzde 5’ini işgal etmiş durumda.

Toprak Kalitesi Bozuldu Beraberinde Toplum Sağlığı da bozuldu.
Toprağın verimsizleşmesinin başlıca nedenlerinden biri de pestisit, herbisit ve suni gübrenin aşırı kullanımının neden olduğu toprak kirliliği. “Toprak kirliliği engellenmezse ürün ve gıdaların toplum sağlığını bozması kaçınılmaz olacak”. Son yılarda artan gıda kalitesi talebinin önemli kısmı da toprağa ve bitkiye uygulanan kimyasallardan kaynaklandığı düşünülmektedir. Toprağa uygulanan gübre, ilaç ve diğer girdiler toprak kalitesi bozdu ve buna bağlı olarak besin zinciri üzerinden toplum ve diğer canlıların sağlığı da bozuldu. Ekolojinin özelliklede toprak ekolojisinin ilkelerini iyi bilmediğimiz ve işletemediğimiz için bugün ciddi sorunlar yaşamaya başlıyoruz.
Bütün bu göstergeler toprağın yerinde amaca uygun kullanımının önemini ve ciddi önlemlerin alınmasını kaçınılmaz kılmaktadır. Toprağı ve canlı yaşamı, olası tehditlerden korumak için büntsellikli bir yaklaşımla doğaya ve toprağa saygı yanında onu korumamız gerekiyor. Dünyanın toprak kaynaklarının insanlığın besin sağlama kaynağı olması nedeniyle kesinlikle
Tarım topraklarının artık amaç dışı kullanımına son verilmeli ve tarım toprakları mutlak koruma altına alınmalıdır. Toprak kirliliği ile ilgili yasal düzenlemelerin Anayasal çerçevede etkin olarak işlenmesi, toprak envanterinin çıkarılması, kaynakların korunması için Toprak–Su teşkilatlarının oluşturulması, tarım ve sulamaya uygunluğu da belirten detaylı toprak haritaları ile tarımın planlı yapılması öncelikli önlemlerin başında gelmektedir.

İnsanlığın Biricik Beslenme Kaynağı Toprak Koruma Altına Alınmalıdır
Bu bağlamda canlılara ev sahipliği yapan ve ortam sağlayan toprak konusunda toptan bir bilinçlenme ve farkındalık yaratmak zorundayız. Toprağın yalnızca tarımsal bir ortam olarak değil aynı zamanda dünyanın organik ve inorganik mineral dengesini sağlayan en önemli organı olduğunu da bilmemiz gerekir. Atmosferdeki CO2’nin uzun sürede tutulduğu ortam topraktır. Toprak yaşamın birçok alanında kullanılabilme özelliğinden dolayı ünik ve kendine has temel özellikleri olan bir yapıdır. Toprak bilimi temel bilimler sınıfından yeniden ele alınması gereken çok önlü ve fonksiyonlu bir yapıda olması nedeniyle insanlığın hep ilgisini üzerine çekmiş, çoğaltılamayan ve başka bir gezegende olmayan tak varlıktır.
Unutmayalım toprak yoksa yaşam yok. Toprak yoksa bitkisel üretim ve gıda yok.

5 Aralık Dünya toprak günü kutlu olsun. Toprak sevgisi ve bilinci ile kalın.
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Çukurova Üniversitesi,
iortas@cu.edu.tr
4 Aralık 2019. Adana

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.