YUMURTALIK AYAS DERESİ’NDE TEMİZLİK
Manşet Haber 25.10.2021 09:59:44 0

YUMURTALIK AYAS DERESİ’NDE TEMİZLİK

YUMURTALIK AYAS DERESİ’NDE TEMİZLİK

Adana Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı ekipleri Yumurtalık ilçesinde 1. Derece Sit Alanı olan Ayas Deresi’ni Adana Müze Müdürlüğü’nden alınan izinle temizliyor. Temizlenen bölgenin sit alanı olması nedeniyle iş makineleri kullanılamıyor ve insan gücü ile çalışılıyor.
ÖZEL İZİNLE TEMİZLENİYOR

Ören Mahallesi ile Kemalpaşa Mahallesi’nden geçerek Akdeniz’e dökülen dere, kış aylarında taşkınlara neden oluyor ve iş makineleriyle temizlik yapılamamasından dolayı da pis kokusu, yüzlerce tür sinek ve böcek gibi haşereleri barındırması olumsuzları beraberinde getiriyor.
Yaklaşık 40 yıldır temizlenememesi nedeniyle insan sağlığını tehdit eder hale gelen dere; Adana Büyükşehir Belediyesi’nin Adana Müze Müdürlüğü ile yaptığı görüşmeler sonucunda alınan özel izinle temizlenmeye başlandı.
DÖRT ÇEŞİT ZARARLI SİNEK TÜRÜ

[caption id='attachment_134481' align='alignnone' width='300'] default[/caption]

Adana Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı ekiplerinin temmuz ve ağustos aylarında yaptığı analiz çalışmalarında Aedes Caspius, Culex Tritaeniorhynchus, Culex Pipiens ve Anopheles Sacharovi gibi Türkiye’de yeni tespit edilen dört önemli sinek türü belirlendi. Her türlü viral hastalıkların ve Aedes türü Zika virüsünün taşınmasına vektörlük ederek insan sağlığını tehdit eden sinek çeşitleriyle ile mücadele kapsamında derede ıslah çalışmaları hızlandı.

YAZARLAR

İfral TURGUT

BAHARI BEKLERKEN Hüseyin Öğretmen Artvin’e atanmıştı. Kendisini sevdirdi yeni tanıdıklara. Derin dostluklar kurdu. Ev sahibi ile de dost olmuştu. Hüseyin’i evladı gibi seven ev sahibi artık evlilik zamanının geldiğini söyleyerek onu Melahat ile tanıştırdı. İki genç birbirlerini beğendi ve evlenmeye karar verdiler. Hüseyin bu durumu ailesine bildirdi ama ailesi bu durumdan hiç memnun olmadı. Şiddetle karşı çıktılar. Çünkü kendilerinin de bir gelin adayı vardı. Tüm engelleme çabalarına rağmen Hüseyin Melahat ile evlendi. Uzun yıllar evli kaldılar ve iki çocukları oldu. Yaşananlar çeşitli problemler doğuruyor, problemler, beraberinde sağlık sorunlarını getiriyordu. Yıl, 1984. Bir gün kapı çalındı. Gelen kendisinden 12 yaş küçük, ama gençlik yıllarında birlikte futbol oynadıkları Sami Demirtuna idi. Sami yıllardır Almanya’da çalışıyordu. Orada meslek okuluna gitmiş, terapist olmuştu. Sami, “Nasılsın ağabey,” diye sorunca. Hüseyin, ona uzun uzun baktı… Bakışlarında hayata karşı duyduğu küskünlüğü, kırgınlığı ve tükenmişliği vardı. Cılız bir sesle, “Yorgunum dostum, yorgunum. Vefasız yıllara, vefasız yakınlarıma dargınım ,” dedi. Sami, Hüseyin’in elini tuttu, “Merak etme iyileşeceksin, yine tüm dostlar bir araya geleceğiz,” dedi. Sonra kalktı, kapıda veda ederken, Melahat Hanım, hastalığın adını söyledi: Kanser. Soğuk bir geceydi. Sami o gün yaşadıklarından çok etkilenmişti. Bir kağıt kalem aldı eline ve içini döktü kağıda. Şiir bittikten birkaç gün sonra, tekrar gitti arkadaşının yanına ve şiiri okudu. Hüseyin mutlu olmuştu. Sevindi, teşekkür etti. Daha sonra Sami şiiri, Selçuk Tekay’a verdi. Şiir aylar sonra şarkıya dönüştü. Sami bu sefer şarkıyı telefonda Hüseyin’e dinletmek istedi. Heyecanla çevirdi numaraları. Telefondaki ses buz gibiydi: “Hüseyin Beyi kaybettik.” Baharı beklerken ömrüm kış oldu Gözümde her zaman biraz yaş oldu En güzel duygular bana düş oldu Yorgunum dostlarım yorgunum artık Vefasız yıllara dargınım artık Tutmadı ellerim sıcak elleri Duymadım aşk denen tatlı sözleri Taşıdım gönlümde acı izleri Yorgunum dostlarım yorgunum artık Vefasız yıllara dargınım artık İçimde ateşler söndü kül oldu Aşk bahçem kurudu sanki çöl oldu Yar bildim o bile bana el oldu Yorgunum dostlarım, yorgunum artık Vefasız yıllara dargınım artık. HÜSEYİN’E KENDİNİ ANLATAN ŞARKIYI DİNLEMEK KISMET OLMADI. • AMA SİZ O ŞARKIYI SÖYLERKEN VEYA DİNLERKEN HÜSEYİNİ ANARSINIZ HERHALDE.

31° / 16.7°